Sibilus Magica RPG

Bu ırklar savaşında tarafınızı iyi seçmeniz gerekiyor!
 
AnasayfaKayıt OlGiriş yap
Kurgu Özeti

Kurtadam ve Vampirlerin savaşında tarafınızı en kısa sürede seçmeniz gerekiyor. Çünkü gözlerinizi açıp kapayana kadar büyük bir savaş patlak verebilir. Bu savaşta Kurtadam veya Vampir olabilirsiniz. Ya da savaşın dışında olabildiğince barışçıl bir ortamda yaşamayı tercih edip İnsan, Büyücü veya İblis olabilirsiniz. Yeteneklerinizi keşfedip, rol oyunlarınızın keyfine erişmek çok zor değil!

Duyurular
x Sitemizin avatar boyutu 165*350'dir.
x Irk kurguları yayınlanmıştır. Ulaşmak için; tık
x Özel Yetenek Alımları açılmıştır. Ulaşmak için; tık
Yöneticiler

Venetia Lynn Boleyn


Fredrik N. Vegard
Ayın En İyileri

Ayın Kişisel Kurgusu
name


Ayın Rol Oyunu
name


Ayın Çifti
name&name


Ayın Dostları
name&name


Ayın Düşmanları
name&name


Ayın Öğrencisi
name


Ayın Yetişkini
name
Forgotten Hopes Moz-screenshot-1

 

 Forgotten Hopes

Aşağa gitmek 
YazarMesaj
Krystof Bartoloměj
Kurtadam
 Kurtadam
Krystof Bartoloměj

Özel Yetenek : Korkunç anıları yeniden yaşatma.

Forgotten Hopes Empty
MesajKonu: Forgotten Hopes   Forgotten Hopes Icon_minitimePaz Nis. 01, 2012 9:08 am

Forgotten Hopes Forget10
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Krystof Bartoloměj
Kurtadam
 Kurtadam
Krystof Bartoloměj

Özel Yetenek : Korkunç anıları yeniden yaşatma.

Forgotten Hopes Empty
MesajKonu: Geri: Forgotten Hopes   Forgotten Hopes Icon_minitimePtsi Nis. 02, 2012 12:58 am

    Acıklı unutuluş, unutulmuş umutlar ruhunun yalnız mezarlığında gömülü. Acıklı unutuluş, kalbini kilitlemeden önce nasıl olduğunu hatırla. Rüzgar tüylerini yalayıp geçerken var gücüyle koşturuyordu kurt formundaki genç adam. Ayakları daha yere basar basmaz yeniden havalanıyor, hedefe doğru duraksamadan ilerliyordu. Hiç bitmeyecekmiş gibi gelen bir dakikanın ardından onları gördü. Valerie adama ellerini uzatmış sarıya dönmüş gözlerle bir şeyler mırıldanıyor, Dante ise dişleri açmış kızı parçalamaya çalışıyordu. İçindeki canavar ruhunu ele geçirdi, öldürücü darbe ikisinden biri için gelmek üzereyken Dante'nin üzerine atladı. Biri gece kadar siyah, biri kar kadar beyaz olan iki kurt birlikte yerde yuvarlandılar. Isırmak için öne atılan Krystof dişlerini Dante'nin boynuna geçirdi, Dante ise kurtsal iç güdüleriyle onu ısırarak karşılık verdi. Nerede olduğunu düşünmeden edemedi Krsytof, hangi noktadan hangi noktaya geldiğini... Bu ısırıkla hayatında nelerin değiştiğini. Kendisi pişmandı, Dante pişmandı, Valerie pişmandı, Lynn pişmandı... Herkes pişmandı. Herkesin hayatı paramparçaydı.

    Dante Krystof'un dişlerinden kurtulduğunda geriledi. Kurtun masmavi gözleri Krystof'un su yeşili gözleriyle çakışırken Krys dişlerini göstererek hırladı. Asla izin vermezdi, Valerie'nin parçalanışına. Hem de burada, kendisinin önünde. Korkutucu bir hırlamayla ayağını yere sürttü. Soğuk savaş dönemi bitmişti aralarındaki. Bugün, diye düşündü. Bugün zaman geldi. Arkasından duyduğu bir çığlık üzerine arkaya bakmayı düşünse de yapmadı. Valerie'nin soluklarını hemen arkasında duyabiliyordu. Ve o an Dante'nin gözlerindeki gölgelenmeyi yakaladı. Lynn'in acıklı sesini. Durun diye haykırdı genç kız sanki bir şeyleri değiştirebilecekmiş gibi. Oysa ne Krystof ona dönüp baktı ne de Dante. Göz temaslarını kesmediler. Ardından içindeki ölümcül iç güdüye engel olmaya çalışan genç adam yalnızca Dante'nin anlayabileceği şekilde konuşmaya başladı. "Valerie'ye çektirdiklerin yetmedi mi Dante, şimdi de onu öldürmeye mi karar verdin? Buna asla izin vermeyeceğime bile bile," dediğinde kızlar onun hırlamasından başka bir şeyi duymuyordu ancak Vale'nin boğazından yükselen iniltiyi işitmişti. Ardından Lynn'in çırpınışlarını.

    Mavi gözler ruhunu delip geçerken bir zamanlar en yakını olan kurda baktı. Birlikte yaptıkları, yapacakları... O kadar şey vardı ki planlarında, hepsi alt üst olmuştu. Büyük bir yıkılıştı bu. Herkesin hayatı birbirine zinci gibi bağlıymış meğer, bunu şimdi anlıyordu Krystof. Bu kadar kötü durumlara düşeceğini söyleseler asla inanmazdı zamanında. Güler geçer ve alaya alırdı. Şimdiyse kader onu alaya alıyordu. Dante'ye doğru bir adım attı. Adamın etrafında oluşmaya başlayan alevlere baktı. Güce güç, diye düşündü. Onun o lanet anısını biliyordu. Onunla beraber yaşamıştı aynı şeyi. Hayatının çöküşü pişmanlık ve acıyla birlikte gelmişti. Ve bir kez daha düşündü, Valerie için bir kez daha yaşardı aynı şeyi. Buradaki herkes biliyordu ki iki güçlü kurdun birlikte sağ çıkmaları imkansızdı. Belki de ikisi de sağ çıkamayabilirdi. Sessizlikle geçen zamanda hırıltıları eşliğinde devam etti. "Beni hayal kırıklığına uğrattın dostum. Defalarca." Düşüncelerindeki alaya rağmen kendisi nefretle körüklenmişti. Ve orada kendisine daha fazla hakim olamayarak Dante'nin üzerine yeniden atladı. Onun göğsüne dişlerini geçirdiğinde kanın tadını tattı. Kana kan, dişe diş. Bacağı güçlü bir ısırıkla sarsıldı. Gümüş hissini tadar gibi oldu ama sendelemedi bile. Birden Valerie'nin büyüsü ikisinin tam ortasına çarptı. Kör edici bir ışık ikisini durdurmak için ortaya atılmışken, Dante ile kendisi acı içerisinde geriye savruldular. Bu yalnızca bir ışık değildi. Hiçbir şeyi göremedi Krystof bir an için. Gözleri kararmış, etrafa kör gözlerle bakıyordu. Kardeşinin ne yaptığını anlayamadan hayvansal iç güdüyle inledi ve etrafında dönüp durmaya başladı. İşittiği seslerle Dante'nin de en az kendisi kadar acı içerisinde olduğunu anlamıştı.

    Daha Valerie'nin ne yaptığını anlayamadan bir bomba daha geldi. Kulağının hemen arkasındaki patlama ve Lynn'in haykırışı. "Onların ölümüne sebep olacaksın seni sersem!" Gözleri yavaş yavaş açılırken bulanık bir şekilde Valerie'nin Lynn'in üzerine yürümekte olduğunu gördü. Bir bu eksikmiş gibi, kız kavgası geliyordu. Vale'nin Lynn'den ne kadar nefret ettiğini biliyordu. Ve burada ne kadar savunmasız olursa olsun onu öldürmekten çekinmeyeceğini. Müdahale etmek için onlara doğru koşmaya başladı, tam o sırada bu sefer Dante onun üzerine atladı. Beyaz kurt dişlerini açmış bir şekilde öldürücü pençeleri Krystof'a geçirmeye hazırlanırken, Krys kıvrak bir hareketle sağa doğru kaydı. Ve pençeler doğrudan Lynn'in kolunu yırtıp geçti. Ortama ise kocaman bir ölüm sessizliği çöküverdi.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Venetia Lynn Boleyn
Model
Model
Venetia Lynn Boleyn

Özel Yetenek : Duygu Sezinleme.

Forgotten Hopes Empty
MesajKonu: Geri: Forgotten Hopes   Forgotten Hopes Icon_minitimePtsi Nis. 02, 2012 9:25 am

    Lynn Krystof'un birden dönüşüp meydana doğru atılmasıyla irkildiğinde neler olduğunu anlamamış, genç adamın hissettiği yoğun telaş başını döndürdü. Vücudunun salgıladığı adrenalin başının dönmesini bile umursamadan atılmasına sebep olurken, ona yetişmesi mümkün gibi görünmüyor birkaç dakika sonra çığlığın geldiği yere vardığında karşılaştığı manzarayla birkaç saniye şokla kalakaldı. Dante karşısındaki Valerie'ye hırlıyor, kıza saldırmaya çalışıyorken, daha ağzını açmaya fırsat bulamadan Krystof onun üzerine atladı. Biri gece siyahı, diğeri kar beyazı iki kurt yuvarlanırken, hızlı birkaç adımla geriye çekildi. Karşısında duran Valerie'ye nefret dolu bir bakış atsa da, şimdi onunla kavga etmesi olabilecek en kötü şeydi. Bu yüzden onun tarafına bakmadı. Önündeki kavgaya yeniden döndüğünde yapabileceği hiçbir şey yok, ikisi de kurt formunda olmasına rağmen, sinirleri kızın başının çatlatırcasına ağrımasına yetti. Durmalarını haykırsa bile ikisi de onu duymuyor veya umursamıyorlarken, Lynn sinirle gözlerini devirdi. O sırada Valerie'nin onlara yaklaşıp bir şeyler mırıldandığını gördüğünde onun yanına koştu. Valerie onun geldiğini görmüş, genç kızın yanına yaklaşmasına fırsat vermeden onu sertçe yere düşürdü. Lynn acı dolu bir çığlıkla birkaç saniye yerde kalsa dahi, ayağa kalkmış Valerie'nin yaptığı şeyi çözmeye çalıştı. Bir kez daha kızın yanına gittiğinde Valerie onu son anda fark etmiş, Lynn onun ellerini yakaladı. Kızın dikkati çoktan dağılmış, Lynn'dan kurtulmaya çalıştı. İkisi kendilerine saat gibi gelen birkaç dakika boyunca birbirlerini itselerde, Lynn bu kuvvetini nereden bulduğunu bilmiyor, kızın büyü yapmasını engellemek için ellerini sıkıca tuttu. Ama birkaç saniye sonra kendisini yine yerde bulduğunda küfretti.

    Krystof'un Dante'ye yaklaştığını gördüğünde, Valerie'nin yoğunlaşmaya çalışmasını izledi. Bir şeyler yapması gerekiyordu. Hemde en hızlı şekilde. İkisi de en az birbirleri kadar güçlüydü. Ve bundan ikisinin de sağ çıkması imkansızdı. Dante'nin acısını hissettiğinde, gözleri belki acıdan belki de neler olduğunu anladığından dolayı dolu dolu olmuş bir biçimde onlara baktı.

    Birkaç saniye sonra gözleri kör edebilecek keskinlikteki bir ışıkla iki kurt geriye savrulduğunda Lynn derin bir nefes aldı. İkisi de sersemlemiş görünüyor, inildemelerini duyduğunda Valerie'nin daha ne yapacağını merak etti. Kız yine bir şeylere yoğunlaşmış, birkaç saniye sonra gürültülü bir patlama sesi kurtların biraz daha sersemlemesine neden olduğunda Lynn aniden haykırdı.

    "Onların ölümüne sebep olacaksın seni sersem!"

    Valerie kızın üstüne yürümeye başladığında, Lynn vücudundaki adrenalinin etkisiyle doğruldu. Kaşlarını kaldırarak kızın yaklaşmasını beklerken, onun kendisini birkaç saniye içinde öldürebileceğini biliyor, ama içinden minicik bir ses onun yapamayacağını söylüyordu.

    "Öldür beni Valerie. İçindeki aptal intikam ateşini biraz olsun söndürebilirsin belki."

    Valerie sinirli bakışlarla ona döndüğünde, yanındaki kavga yeniden canlanmış, Lynn'ın bakışları iki taraf arasında gezdi. Birkaç saniye sonra kolunda hissettiği derin acıyla bir çığlık attığında ortamın sessizleştiğinin farkına bile varmadı. Birkaç saniye içinde kolu kendi kanıyla kaplanırken, derin nefeslerle acısının biraz olsun azalmasını umdu. Koluna baktığında gördüğü derin kesikle bir çığlık daha atmamak için kendisini zor tutarken, kimin yaptığını görmemiş bile, gözlerini sertçe kapattı.


Forgotten Hopes 3tld2
Save me from the nothing i become..
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
http://sibilusmagica.power-rpg.com
Dante Scodelario
Beta
Beta
Dante Scodelario

Özel Yetenek : Ateşi Kontrol Edebilme

Forgotten Hopes Empty
MesajKonu: Geri: Forgotten Hopes   Forgotten Hopes Icon_minitimePtsi Nis. 02, 2012 11:05 pm

    Kendini yine kontrol edemiyordu işte, genç adam. Yine sevdiklerini üzüyordu. İçindeki hayvan benliğini ele almış, ona daima saldırmasını emrediyordu. Siyah kurdun bacağını ısırdığında ağzına gelen kan midesini bulandırdı Dante'nin. Uzaktan gelen boğuk sesler duyuyordu. Venetia? Genç kızın burada ne işi vardı ki? Kontrasyonunu kaybedemezdi, yoksa ölürdü. Sinirle genizden gelen bir sesle hırladı. Hırlamasıyla hissettiği acı, gözlerinin görememesiyle birleşince kendini iyiden iyiye içindeki hayvana kaptırdı. Ve sonra onu gördü, Valerie ellerini iki kurda uzakmış büyü yapıyordu. Yanındaki kız ise onun ellerini tutmaya çalışıyordu. Kalbinin sesini kulaklarında attığını duyumsuyordu artık Dante. Krystof'tan kurtulup Valerie'ye koşmaya başladığında ise içinde hiçbir duygu yoktu. Sadece, boşluk. Belki Lynn burada olmasaydı böyle davranmazdı ama konu Lynn olduğu sürece Dante'nin ne yapacağı kestirilemezdi. Ayakları toprağı döverken yan taraftan gelen Krystof'u gördü. Gözlerini önüne çevirdiğinde Valerie ile aralarında sadece birkaç metre kalmıştı. Pençesini kızın koluna doğru salladığında yan taraftan aldığı darbe ile pençesi Lynn'e isabet etti. Genç kızın çığlığını duymasıyla birlikte insan formuna dönüştü Dante.

    Şuanda kimse önemli değildi, ne Krystof, ne Valerie ne de bir başkası. Lynn'in kapalı gözlerinden süzülen göz yaşları ok misali kalbini deliyordu. Hafifçe göz yaşlarını sildi genç kızın. Zaman durmuş gibiydi, kimseden tek bir ses çıkmıyordu. Boğazına takılan kurtulmak istercesine yutkundu Dante. Üzerindeki tişörtü çıkarıp genç kızın yarasına bastırdı. Ne diyeceğini bilemiyordu adeta, özür dilerim mi demeliydi? Genç kızın göz yaşları durmak üzereydi, bu sefer neredeyse Dante ağlayacaktı. "Özür dilerim, hayatım," dedi yavaşça. Sesi hiç bu kadar pişman çıkmamıştı önceleri. Yarasını temizledikçe ölmek istiyordu genç adam. Fazla derin değildi, Tanrıya şükür. Nedense içinden gülmek geldi. Bu aralar Tanrı'ya o kadar fazla dua etmişti ki, dindar biri olup çıkmıştı. Lynn'in yarasını temizlenmişti artık, yara düz bir şekilde dirseğinden başlıyor, yamularak elinin üzerine çıkıyordu. Tişörtünün kullanmadığı yerleri genç kızın koluna dolayarak daha fazla kan kaybını önledi. Bu süre zarfında gözlerini açmamış olan Lynn, derin bir nefes aldı. "Hadi bebeğim, gözlerini aç, bak bir şey kalmadı artık," dedi genç adam sesinden anlaşılan çaresizlikle. Hayatında nefret ettiği bir şey varsa, buda Lynn'i üzmek ve ağlatmaktı.

    Genç kızın gözlerini açmasını beklemek ömründen on yıl götürmüştü adeta. Bu süre zarfında genç kızın dudaklarını, yanaklarını, gözlerini ve yüzünün açıkta kalan tüm kısımlarını öpüyordu. Bunlar şehvet içeren öpücükler değildi, öyle olsaydı, iki tane seyircinin önünde öpmezdi. Bunlar özür öpücükleriydi, şefkat öpücükleriydi. Genç adam artık ölmek istiyordu, Lynn'in gözlerini açmadığı her saniye ölmek istiyordu. Nefret etti kendinden, bu kadar sinirli olmasaydı, kendini kontrol edebilseydi bunların hiç birisi olmayacaktı. Hafifçe genç kızın yüzüne dokundu, pürüzsüzdü.Beyaz cildi ayın altında parlıyordu. Dolunaya birkaç gün kaldığı için ay neredeyse tam halini almaya yakındı. İki genç kurdun sinirli olmasının nedeni buydu işte, dolunaya az kalmıştı. Lynn hafifçe inledi ve gözlerini açtı. Siyah dipsiz gözleri Dante'yle buluşunca genç adam ölmek istedi. Büyük bir ihtimalle kızgındı genç adama. Lynn gözlerini birkaç kez kırptıktan sonra hafifçe dudaklarını, genç adamın dudaklarına yasladı. Tutkuyla öptü kızı. Bu öpücükte her şey vardı artık. Her duygu. Önce rahatlama vardı, sonra sevinç, affedilmenin sevinci. Sonra tutku, en son da şehvet. Kısa kesmesi gerekiyordu öpücüğü. Yoksa sonu çok fena yerlere gidebilirdi. Kendini zorlayarak ayırdı dudaklarını. Yüzündeki rahatlama herkesçe fark edilmişti, ama Dante'nin umurunda bile değildi. Genç kız hafifçe gülümsedikten sonra dudaklarını Dante'nin kulağına yaklaştırdı. Söylediği sözler genç adamın kahkaha atmasına, genç kızın ise kıkırdamasına yol açtı.

    "Acımadı ki!"
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Valerie Bartoloměj
III. Sınıf Öğrencisi
III. Sınıf Öğrencisi
Valerie Bartoloměj

Özel Yetenek : Zamanla Oynayabilme

Forgotten Hopes Empty
MesajKonu: Geri: Forgotten Hopes   Forgotten Hopes Icon_minitimePtsi Nis. 02, 2012 11:54 pm

    Çaresizlik içinde oturmak Valerie'ye göre değildi, o bildi bileli elinden geleni ardına koymazdı. Önünde iki devasa kurt birbirleriyle boğuşurken içinde bütün alarmları çalıyordu. Bunlar planda yoktu, hayır kesinlikle yoktu. Buraya Dante'yi kendisi öldürmeye gelmişti, Krystof bu işe bulaşmamalıydı. Bunu onun sorumluluğunun altına veremezdi. Biliyordu ki kim sağ çıkarsa çıksın vicdanen asla rahat olamayacaktı. Ve asıl umurunda olan Valerie'nin, sağ çıkabilecek birinin olup olmamasıydı. Telaşla çevresine bakındığında yanlarına gelmiş Lynn'i gördü. Bir bu eksikti diye düşündü, kuyruk da geldi. Ona öfkeli bir bakış atarak aklına gelen ilk şeyi yapacaktı ki, kız buna izin vermedi. Ellerine yapıştığında Valerie'nin, genç kız var gücüyle ittirdi önündeki kızı. Kız yere yapıştığında kalkıp bir şeyler yapmayı denedi, ancak Vale ona izin vermedi. Bu sefer daha sert bir şekilde onu yere düşürünce öndeki ikiliye döndü. Ellerini iki kurda doğru kaldırdığında Krystof'a da zarar vereceğini biliyordu. Ancak ikisi birbirine bu kadar yakınken ya ölmelerini izlerdi ya da bunu göze alırdı. Almayı tercih etti. Mavi gözleri sarıya döndüğünde sihirli sözcükleri mırıldandı. Ve kör edici bir ışık kapladı iki kurdun bulunduğu noktayı. Öyle ki kendisi bile bir an için hiçbir şey göremedi, geriye doğru bir adım attığında ikisinin de acıyla sersemlemiş olduğunu gördü. Yetmezdi. Eğer onların hayvani iç güdülerinin hepsini köreltirse... O zaman dururlardı. Güçlü bir gürültü duyuldu peşi sıra, tam bir tane daha sağır edici bombalarından patlatmak üzereydi ki Lynn'in onu itelemesiyle sersemledi. "Onların ölümüne sebep olacaksın seni sersem!"

    Her kelime zihninde yankılanırken Valerie hışımla genç kıza döndü. Bu kadarı fazlaydı, çok fazla. Lynn karşısındaki iki kurdun öleceğini göremeyecek kadar kör müydü? Yoksa sevgilisine çok mu güveniyordu? Kim bilir, belki Krystof'tan intikam almak istiyordu onu bırakıp gittiği için. Dişleri sıktı Vale, kardeşinin ölümünü izlemeyecekti. İkinci kez değil. Kızın üzerine yürürken Lynn korkusuzca durmaya çalışarak, "Öldür beni Valerie. İçindeki aptal intikam ateşini biraz olsun söndürebilirsin belki," dedi. Bu sözler onu iyice çileden çıkarttı. Onu öldürmeyecekti, burada değil. Ondan nefret ettiği gerçeği doğruydu ama ortadan kaldırmak istediği kişilerin içerisinde yoktu Lynn. Hele ki kardeşi ölümüne boğuşurken onunla uğraşmazdı. Yalnızca onu bayıltmak için ellerini kaldırdığı sırada arkasında bir hırlama işitti. Telaşla döndüğünde Dante'nin pençesinin kendisine doğru uzanmakta olduğunu gördü. Ve Krystof onu ittirdiğinde genç adam savrularak pençelerini doğrudan yanındaki kıza geçirdi Valerie'nin. Sessizlik çöktü. Kimse konuşmadı, nefes bile alamadı Valerie. Ölümün kıyısından dönmüş olması mıydı nedeni, yoksa adamın hareketi miydi bilemiyordu. Dante ve ardından Krystof insan halini alırken Dante'nin Lynn'in yanına koşturmasını izledi. Ve adamın üzerindekini çıkararak kızı öpüşlerini. İlgisini çekmedi, bakışlarını onlardan ayırarak Krystof'a doğru koşmaya başladı.

    Bedeni kardeşinin bedenine hızla çarptığında kollarını boynuna doladı ve var gücüyle sıktı. Onun kollarını sırtında hissetmenin rahatlığıyla hızlı hızlı nefes alırken bir adım geri atarak ellerini tuttu. "Ben," dedi ne diyeceğini bilemeden. Sözlerine devam edecekti ki genç adamın parmakları kızı susturdu. "Sana söylemiştim Vale, yapma demiştim. Bunu hak etmezdi bile." Sözleri üzerine önce kafa sallasa dahi genç kız birden parladı. "Hak ederdi Krys! Görmüyor musun, o eski Dante değil. Bunu biliyorsun! Bugün bize gözünü kırpmadan kıyabilecekti, suçu sana yıkması veya bana yıkmasıyla kendini kurtardığını sanıyor... Hah, o bir gerizekalı-" sözlerine devam edemeden Krystof atıldı bu sefer. "Olanları bilmiyorsun Vale. Lütfen," dediğinde genç adam Valerie onun ellerinden kurtularak Dante'yi gösterdi. Bu sırada sevgilisiyle gülüşmekte olan adama bakmadan, "Biliyorum. Ne yaptığını, neden ısırdığını... Bu seni ısırması için ona neden vermez. Şu yaptıklarına bak. Etrafına zarar vermekten başka hiçbir işe yaramıyor! Sevdiklerini incitmediği bir gün bile yok!" Son cümlelerini bağırarak söylemişti Valerie, Dante ile Lynn'in duyduğundan emindi. İkisinin bakışları onlara kitlenirken Valerie yerinde durmayarak onlara doğru hızla yürümeye başladı. Krystof sövmesini gizleyemeden onu takip ettiğinde, önlerinde duruncaya kadar ilerlediler. Sarışın genç adam gecenin ışığında tüm albenisiyle dururken Dante'ye dikti gözlerini. "O haklı, Dante. Her zamanki gibi. Tek yaptığın zarar vermek. Pişmanlıklar geçmişi değiştirmez. Biliyorsun. İkimizde de bundan fazlasıyla var."
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Venetia Lynn Boleyn
Model
Model
Venetia Lynn Boleyn

Özel Yetenek : Duygu Sezinleme.

Forgotten Hopes Empty
MesajKonu: Geri: Forgotten Hopes   Forgotten Hopes Icon_minitimeÇarş. Nis. 04, 2012 8:57 am

    "Özür dilerim, hayatım,"

    Sevgilisinin pişmanlık dolu usul sesi genç kızın kaskatı kesilmiş bedeninin biraz olsun rahatlamasına neden olduğunda, Lynn gözlerini hala açmamış, kendisini ona bıraktı. Birkaç saniye sonra yumuşak dokunuşlar kolundaki yarayı temizlemeye başladığında, ortama bir sessizliğin çöktüğünü fark etti. Hiçbir tepki vermeden genç adamın ellerinin hızlı ve nazik bir biçimde yarasını temizlediği koluna tişörtünü sarmasını hissetti. Duyduğu sızlamadan dolayı derin bir nefes alarak gözlerini daha da sıktı.

    "Hadi bebeğim, gözlerini aç, bak bir şey kalmadı artık,"

    Onun çaresizlik dolu sesi Lynn'ın kendisini azarlamasına yetmişti. Tanrım o bu kadar güçsüz değildi. Bir insan olabilirdi belki ama birilerinin önünde asla ağlamazdı. Buna Krystof'la yaptıkları konuşmasının sebep olduğunu düşünerek kendisini avutmaya çalıştı. Buna kendisi bile inanmamıştı. Beklemediği acı bir anda tüm güçsüzlüğünü gözler önüne sermişti. O an kendisini tekmelemek istedi. Kim bilir Valerie kendisiyle nasıl dalga geçecekti. Çok da umrunda değildi aslında. Kendisini tehdit olarak gören bir kızdı sadece Valerie onun için. Ona nefret edecek kadar bile değer vermiyordu. Krystof ile beraber oldukları zaman onun kendisinin bir insan olmasını aşağıladığını duymuştu. O sıralar Dante ile beraberdiler. Lynn usulca ortadaki aşk trafiğine gülümsemekten kendisini alamadı. Dördünün de bir şekilde birbirleriyle bir geçmişi vardı. Hiçbirisi bu ortama yeni değildi. Tek değişiklik dördünün arasına bir düşmanlık daha girmesiydi. Dante ile Krystof'un düşmanlığı.

    Dante'nin dudaklarını yüzünde, gözlerinde ve dudaklarında hissettiğinde usulca gülümsedi. Onu gerçekten seviyordu. Girdiği karanlık çukurdan onu çeken Dante olmuştu. Bu öpücüklerin tutkulu olmadığını biliyordu. Bunlar belki özür, belki de pişmanlık öpücükleriydi. Ardından onun ellerini yüzünde hissetti. Yumuşacıktı elleri. Az önceki kavgada aldığı darbelerin pürüzlerini fark etti. Kolundaki sızlamayla hafifçe inledi ve gözlerini açtı. Yarası iyileşmeye başlamış olmalıydı. Bakışlarını Dante'ye çevirdiğinde, onun pişmanlıkla yanan mavilerini gördü. Ateş misali dans ediyor, kızın gözlerinden bir an bile çekilmiyordu. Birkaç saniye sonra Lynn uzanarak onun dudaklarını kendi dudaklarıyla örttü. İçi tutkuyla yanıp genç adama doğru bir adım daha attı. Birkaç saniye sonra genç adam kendisinden usulca ayrıldığında hafifçe gülümsedi. Ardından ellerini karşısındakinin omzuna koyup, dudaklarını onun kulağına yaklaştırıp fısıldadı. Söylediği şey genç adamın neşeli bir kahkaha atmasına, kızın ise kıkırdamasına yol açtı.

    "Acımadı ki!"
    Etrafına zarar vermekten başka hiçbir işe yaramıyor! Sevdiklerini incitmediği bir gün bile yok!"

    Lynn'ın bakışları onlara bakan Valerie'ye kitlendiğinde yanındaki bedenin kasıldığını hissediyor, elini onun kolunun üzerine koyup hafifçe sıktı. Dante'nin bakışları bir anlığına kendisine dönüp yeniden kıza çevrildiğinde, Lynn hala Valerie'ye bakıyor, onun kendilerine doğru yürüdüğünü gördü. Krystof onun arkasından Lynn'ın duyduğu bir küfür savurarak yürüdü. İkisi de önlerinde durduğunda, Krystof konuştu.

    "O haklı, Dante. Her zamanki gibi. Tek yaptığın zarar vermek. Pişmanlıklar geçmişi değiştirmez. Biliyorsun. İkimizde de bundan fazlasıyla var."

    Lynn'ın bakışları bununla hızla karşısındaki sarışına kalktığında, bir anlığına onun gerçekten pişman olup olmadığını merak etti. En yakın arkadaşını elinin tersiyle kendi başına göğüsleyemeyeceği bir karanlığa itmişti. Kendisi dönüşerek büyük bir acı çekmişti belki ama Lynn Dante'nin pişmanlık duygusuyla en az onun kadar büyük bir acı çektiğini biliyordu. Onun ağzından dinlemişti her şeyi. Sarhoş oldukları bir gece Dante her şeyi anlatmıştı. Belki de Lynn'ın unutacağını düşünmüştü. Ama aksine Lynn o geceyi hiç sarhoş olmamış gibi hatırlıyordu. Her kelimesini. O günden sonra bu konu hakkında tek bir cümle kurmamışlardı. Sanki o konuşma hiç yaşanmamış gibi. Bir anda içinde hissettiği cesaretle bir adım öne yürüdü. Başını dikleştirerek Krystof'a baktı.

    "Peki sen Krystof? Sen hiç affedilmeyeceğini bilerek ölesiye bir pişmanlık yaşadın mı? Sen daha kendini affedemezken, karşındakinin seni affetmesini beklemeye hakkın olmadığnı bilerek. İşte bunu anlayamazsın. Çünkü her zaman affedildin."

    Derin bir nefes aldıktan sonra konuşmasına devam etti.

    "Çünkü herkes sana saygı duyuyordu. Pişmanlığına gerçekten inanıyorlardı. Ama sen bu saygıyı bir zamanlar en yakın arkadaşın olan bir adama gösteremiyorsun. Bu olayda en az Dante kadar seninde suçun olduğunun farkındasın. Emin ol bunu hissedebiliyorum. Hiçbir şey için geç değil. Hala mükemmelsin. Herkesin saygı duyabileceği bir gücün var. Hiçbir şey eskisi gibi değil ama bunu baştan yazabilirsin. Ne kadar zor olsa da geçmişini bir yana bırakabilirsin."

    Bakışlarını bir an bile genç adamdan çekmeden, onun su yeşili gözlerine baktı. Ne yapacağını bilmiyordu. İçinden gelenleri söylemişti sadece. Belki Krystof onu duymamış gibi davranıp, kaldığı yerden devam ederdi. Ya da içindeki sinirini kıza kusardı. Ardından bakışlarını genç adamın gözlerinden çekip yere çevirdi. Sessizlik uzadıkça kendisini söylediği her cümlenin pişmanlığı içinde buluyordu. Belki de hiç karışmamalıydı. Ama aptal cesareti onu ileriye itmişti. Her zaman yaptığı gibi. Ve şimdi ise o cesaretin kırıntıları bile yoktu.






Forgotten Hopes 3tld2
Save me from the nothing i become..
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
http://sibilusmagica.power-rpg.com
Krystof Bartoloměj
Kurtadam
 Kurtadam
Krystof Bartoloměj

Özel Yetenek : Korkunç anıları yeniden yaşatma.

Forgotten Hopes Empty
MesajKonu: Geri: Forgotten Hopes   Forgotten Hopes Icon_minitimeÇarş. Nis. 04, 2012 9:54 am

    Genç adam ne hissettiğini bilmeksizin, "O haklı, Dante. Her zamanki gibi. Tek yaptığın zarar vermek. Pişmanlıklar geçmişi değiştirmez. Biliyorsun. İkimizde de bundan fazlasıyla var." dedi. Hayatını mahveden birine bunları söylemek garipti, yine de Valerie gibi her zaman bütün suçu Dante'ye yıkamamıştı. Genç kızın olanları bilmemesinden kaynaklandığını biliyordu ancak, suçluyu aramak suçunu kabullenmekten daha kolaydı her zaman. Kendi pişmanlıkları altında eziliyordu omuzları. Ah, neler neler yaşamıştı bu beden, bu ruh... Ne kadar pişmanlık yığılmıştı üzerine. Hayal kırıklıkları, keşkeler. Buz gibi görünüşünün ardında aslında ne kadar farklı bir adam vardı adamın. Gözlerini Dante'den ayırmadı, onun bir şeyler söylemesini beklerken Lynn bir adım öne çıktı. Duruşu dimdik bir şekilde, "Peki sen Krystof? Sen hiç affedilmeyeceğini bilerek ölesiye bir pişmanlık yaşadın mı? Sen daha kendini affedemezken, karşındakinin seni affetmesini beklemeye hakkın olmadığını bilerek. İşte bunu anlayamazsın. Çünkü her zaman affedildin," dedi. Sessizlik içinde kalan adam, tek kelime edemedi. Daha bir az önce Lynn'den kendisini affetmesini isteyen o değil miydi? İçten içe küfür etti kendisine. Lynn haklıydı. Sözleri canını yakarken durmadı da.

    "Çünkü herkes sana saygı duyuyordu. Pişmanlığına gerçekten inanıyorlardı. Ama sen bu saygıyı bir zamanlar en yakın arkadaşın olan bir adama gösteremiyorsun. Bu olayda en az Dante kadar seninde suçun olduğunun farkındasın. Emin ol bunu hissedebiliyorum. Hiçbir şey için geç değil. Hala mükemmelsin. Herkesin saygı duyabileceği bir gücün var. Hiçbir şey eskisi gibi değil ama bunu baştan yazabilirsin. Ne kadar zor olsa da geçmişini bir yana bırakabilirsin." Kızın sözlerini kendi kendisine defalarca söylediğini hatırladı. Hayatını baştan yazamaması için hiçbir sebep yoktu önünde. Bir iki kez ulumak, hah? Bu bir Bartoloměj için engel olmamalıydı. Bunu bilerek kaçtığı her şeye geri dönmüştü zaten Krys. Yeniden kendisi olmuş, yeniden eski ortamlarına dönmüş, yeniden o çapkın Krystof olabilmeyi başarabilmişti. Belki içinden birçok şeyi kaybetmişti, ruhu hırpalanmış, önemsediği her şeyin değerini yitirmişti. Derin sessizliği bozacak kelimeler söylemek istiyordu ki, söyleyecek hiçbir şeyi yoktu. Kız düpedüz haklıydı, bunu nasıl reddedebilirdi? Gözlerini Dante'ye kaydırdı. Adamın pişmanlık dolu bakışları kendisininkine bakıyordu. Herkesten çok güvendiği adamın bakışları. Midesine yumruk yemiş gibi bakışlarını ondan ayırdı. Valerie'yle göz göze geldiğinde, genç kız sanki onun içine düştüğü amansız durumu anlamış gibi atıldı. Ya da belkide Krys'in de en yakın arkadaşını yeterince özlediğinin farkındaydı. Bilemiyordu Krys, sadece kardeşini dinledi. "Birbirinizi mahvettiniz. Peşinizde bizleri de sürükleyerek..." Sesin kesilmesi üzerine Valerie'nin hızlı hızlı nefes almakta olduğunu gördü. Gözleri dolu dolu olmuş, mavi gözlerinden yaşlar akmak için bekliyordu. Acı içerisindeki kardeşi yüreğini acıttı, ancak Valerie konuşmaya devam etti. "Yeniden başlamak hiçbir işe yaramaz Lynn, anlamıyor musun? Hepimiz yeniden başladık! Hiçbir şey, hiçbir şey eskisi gibi olmayacak. Olmayacak işte," dediği sırada gözyaşlarına daha fazla hakim olamamıştı genç kız.

    Onun ne kadar kederli olduğunu bilen Krys, ister istemez kızın koluna asıldı. Valerie bu lanet ortama daha fazla katlanamazmış gibi ellerinden sıyrılarak ormana doğru ilerledi. Üçü de onun arkasından bakakalmıştı sanki. Genç adam kendisini toparladı. Vale de haklıydı. "Dante," dedi sesindeki soğukluğa engel olamadan. Bir süre sustu. Lynn'in gözleri ona, hadi Krystof ben yaptım, sen de yapabilirsin der gibiydi. Dante ise her şey bitsin der gibi bakıyordu. Derin bir nefes aldı. "Bunun için seni asla affetmeyeceğimi biliyorsun. Bir ısırık değildi o, bir hayattı. Yine de, senden bu yüzden nefret etmiyorum. Hayır, ben kaçarken sen de kaçtığın için kızgınım. Biz dosttuk unuttun mu? Ve sana en çok ihtiyacım olan zamanda sen yoktun." Sözlerinin gerçekliği karşısında Lynn'in boğazından bir inleme yükseldi ancak çabuk toparladı. Dante ise hala kendisine bakmayı sürdürüyordu. Sıkılmıştı Krystof her şeyden. Bugün sınırlarını yeterince zorladığını düşünerek, "Sakın bir daha Valerie'ye saldırmayı aklından geçirme. Sakın. O da sana saldıramayacak. Ancak biliyorsun o demek, ben demek," dedi. Ve ardından üçünün de gülümsemesine yol açacak şekilde Krystofluğunu konuşturdu. "Ve... Acıktım. Sanırım kırmızı başlıklı kızımı bulmaya gideceğim. Büyükannesi senin olabilir."
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Dante Scodelario
Beta
Beta
Dante Scodelario

Özel Yetenek : Ateşi Kontrol Edebilme

Forgotten Hopes Empty
MesajKonu: Geri: Forgotten Hopes   Forgotten Hopes Icon_minitimeÇarş. Nis. 04, 2012 11:58 pm

    "Dante, bunun için seni asla affetmeyeceğimi biliyorsun. Bir ısırık değildi o, bir hayattı. Yine de, senden bu yüzden nefret etmiyorum. Hayır, ben kaçarken sen de kaçtığın için kızgınım. Biz dosttuk unuttun mu? Ve sana en çok ihtiyacım olan zamanda sen yoktun," dedi Krystof. Kendince haklıydı, belki. Sesini çıkarmadı genç adam. Bekledi, her zaman ki gibi bekledi, yine. "Sakın bir daha Valerie'ye saldırmayı aklından geçirme. Sakın. O da sana saldıramayacak. Ancak biliyorsun o demek, ben demek. Ve... Acıktım. Sanırım kırmızı başlıklı kızımı bulmaya gideceğim. Büyükannesi senin olabilir." dedi karşısındaki adam garip bir sesle. Belki, diye düşündü Dante. Belki yine eskisi gibi oluruz. İçinde tutamadığı kahkahayı salıverdi ormana. Lynn'de ona katılmış kıkır kıkır gülüyordu. Eski günlerdeki gibi, diye düşündü. Krystof herkesi güldürecek bir şaka patlatıyor, Dante ise gözünden yaş gelene kadar gülüyordu. Elinde olmadan durgunlaştı. Onlar artık eskisi gibi olamayacaklardı. Krystof'a baktığında, gözlerinde gördüğü şey ile, aklından geçenler aynıydı. İkisi de biliyordu artık, ne kadar zorlarsa zorlasınlar, eskisi gibi olamayacaklardı. "Olgun kadınları sevdiğimi bilirsin Krystof," dedi Dante baştan çıkarıcı bir gülümsemeyle. Sonra aceleyle ekledi. "Tabii bunlar senden önceydi, hayatım." Lynn'in yüz ifadesini görünce evde yaşayacakları bir kavganın temellerini atmış olduğunu düşündü. Gözlerinde, 'evde görüşeceğiz, bay olgun kadınları seven,' bakışı vardı. Kolunu Lynn'e sardı ve Krystof'a döndü.

    "Apollo amcanın kafesine gidelim. Masraflar benden, yani ödemeyeceğim. Bir şey demez," dedi genç adam olağan bir sesle. "Yani, umarım," diye de ekledi. Bundan sonra neydiler artık? Dost değillerdi, belki de arkadaş? Öyle olmasını ummaktan başka bir çaresi yoktu. Gözleri Krystof'a döndüğünde anlamlı bir ifadeyle kendisini izlediğini gördü. Umarım yine bir atar gelmez, diye geçirdi içinden. "Valerie'yi de getirmek istiyorsan aramaya başlamalısın. Biz kafede olacağız," dedi genç adam ifadesiz bir sesle. Krystof ile araları ne kadar iyiye gidiyorsa, Valerie ile tam tersine gidiyordu. Krystof hafifçe başını salladı ve arkasını dönüp yürümeye başladı. Genç adamın neşeli bakışları kız arkadaşına döndü. Hafif bir baştan çıkarıcı sesle, "leydim, bizim eve kadar size eşlik etmekten onur duyarım," dedi. Genç kızın yüzüne yansıyan mavi gözlerinin pırıltısı genç kızın kıkırdamasına neden oldu. Birkaç metre geri çekilip kurtadama dönüştü. Kurda dönüşmek saniyelik işti. İlk önce bütün kemiklerin kırılır, sonra ise hepsi birbirine yapışırdı. Yeni kurtlar bu olayı acı verici olduğunu düşünüyorlardı, ama Dante için bebek oyuncağıydı artık.

    Gecenin karanlığında ışıldayan kurt hafif adımlarla genç kızın ayağına geldi. Kızın boğazından kopan komik ses, adamın tuhaf seslerle gülmesine neden oldu. Lynn'in ağırlığını üstünde hissedince geceye doğdu atıldı. Genç kız düşmemek için kollarını genç adamın boynuna dolarken, Dante yolun yarısı katetmişti bile. Birkaç dakika sonra eve vardılar. Evde ışığın olmaması, Damien'ın ve Apollo amcanın yine avlanmaya gittiklerini gösteriyordu. Elini cebine attığında anahtarını bulmak yerine, birkaç madeni para buldu. Hafifçe burnundan soluyarak biraz güç uyguladı ve kapının kolunu kırdı. Lynn'den yükselen hayret nidası genç adamın gülmesine ve genç kıza 'ben daha neler yapabilirim, duysan aklın şaşar' bakışını attı. Eve girdikten sonra hızla üst kata koştu ve eline gelen 'I want your soul' baskılı tişörtünü giydi. Aşağıya indiğinde Lynn'i resimlere bakarken buldu. Resimlerin bazılarında Damein ve Dante'nin denizden yeni çıkarken ki halleri vardı. İkisi de birbirine kocaman gülümsüyor ve aralarında bir şaka varmış gibi hissettiriyordu, resme bakanlara. Bir başka resimde ise Dante uzaklara bakıyor, derin düşüncelere gömülmüş gibi duruyordu. Oda da bunlardan başka bir sürü resim olmasına rağmen genç kızı belinden tuttuğu gibi omuzlarına oturttu. Genç kız ise, gülerek onu indirmesini söylüyordu.

    Gülerek yürüdükleri -Lynn hâlâ Dante'nin omuzlarındaydı- cadde onların sesleriyle canlanmıştı adeta. Birkaç metre ilerideki kafeye yaklaştıklarında Lynn'i indirdi. İçeriden gelen boğuk sesler kafenin yine kalabalık olduğunun göstergesiydi, ve bu hiç hoşuna gitmedi Dante'nin. İçeri girdiklerinde Krystof'u bir başına, yan masadaki kaykaya düşünceli gözlerle bakarken bulmayı hiç beklemiyordu genç adam.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Venetia Lynn Boleyn
Model
Model
Venetia Lynn Boleyn

Özel Yetenek : Duygu Sezinleme.

Forgotten Hopes Empty
MesajKonu: Geri: Forgotten Hopes   Forgotten Hopes Icon_minitimeCuma Nis. 06, 2012 9:44 am

    "Olgun kadınları sevdiğimi bilirsin Krystof."

    Lynn'ın ona attığı kötü bakışla hemen eklese de, kız kendisini gülmemek için zor tutuyor, yine de ters ters bakmaya devam etti.

    "Tabii bunlar senden önceydi, hayatım."

    Kız gülmemek için kendisini tutmakta biraz daha zorlansa da, ona ters bir bakış daha atmayı becerebildi. Ardından bakışları bir süre ikisinin arasında dolaşırken, Krystof'a onunla gurur duyduğunu anlatmaya çalıştı. Onun anladığına emindi, en azından bir zamanlar onu anlıyordu. Ardından Dante'nin kolu kendisine omzundan sarıldığında hafifçe ona yaslanıp başını onun omzuna yasladı.

    "Apollo amcanın kafesine gidelim. Masraflar benden, yani ödemeyeceğim. Bir şey demez. Yani, umarım,"

    Lynn adamın adını duyduğunda rahatsızca kıpırdansa da, Dante baş parmağıyla onun omzuna minik daireler çizdi. Kız birkaç saniye sonra gözlerini devirerek rahatladı.

    "Valerie'yi de getirmek istiyorsan aramaya başlamalısın. Biz kafede olacağız."

    Krystof hafifçe başını sallayıp yürümeye başladığında Lynn kaşlarını kaldırarak sevgilisine döndü. Dante'nin çok sevdiği gülümsemesiyle karşılaştığında, kendini tutamayarak kocaman gülümsedi.

    "Leydim, bizim eve kadar size eşlik etmekten onur duyarım."

    Lynn birkaç adım geriye çekildikten sonra karşısında beliren bembeyaz kurtla boğazından çıkan komik sesi engelleyemedi. Onun da tuhaf bir sesle güldüğünü duyduğunda sesi daha tatlı bir kahkahaya dönüştü. Tırmanması için eğilmiş kurta tırmandığından birkaç saniye sonra rüzgar yüzünü yalamaya başlamıştı bile. Düşmemek için son dakikada onun boynuna tutunduktan birkaç dakika sonra evin önüne gelmişlerdi bile. Ayakları yere değdikten birkaç dakika sonra kapının kolunun kırıldığını duydu. Hafif bir şaşkınlıkla ona baktığında, Dante de göz kırparak içeriye girdi. Lynn onun arkasından yavaş adımlarla evde dolaşıp, onun aşağıya inmesini bekledi. Şöminenin üzerinde duran resimlere doğru ilerleyip, usulca Dante'nin yanındaki adama baktı. Babası olmalıydı. Gerçekten benziyorlardı. Onun yanındaki bir resme gözleri kaydı. Dante'nin bir resmiydi. Resmini çeken kişiye usulca gülümsemişti. Onun gözlerinin eskiden ne kadar parladığını gördüğünde iç çekti. Tam bir başka resme yönelecekken genç adamın ellerini belinde hissetmesiyle kendisini onun omzunda bulması bir oldu. İndirmesini söylemesi bir işe yaramadığında, kendisini bıraktı. Usulca gülerek düşmemek için genç adamın boynuna tutundu.

    Lynn'ın ayakları yere değdiğinde, kız usulca gülümseyerek Dante'nin yanağına bir öpücük bıraktı. Ardından ikisi de içeriye girdiklerinde, kız kendisine hızla kalkan birkaç bakışı görmezden geldi. Tek başına oturan Krystof'u gördüğünde, usulca gülümseyip, Dante'nin sırtını patpatladı.

    "Sen geç, bende bize bir şeyler getireyim."

    Onun ilerleyip Krystof'un yanına oturmasını izledikten sonra mutfağa ilerledi. Kendisini tanıyanlar bir şey demeden geçmesine izin verdiklerinde, pastaların bulunduğu köşeye gitti. Yaklaşık on dakika sonra elindeki büyük tepsiyle içeriye girdiğinde, Krystof ile Dante'nin konuştuğunu gördü. Tartışmamalarını umarak onların yanına ilerlediğinde, masa çoktan sessizliğe bürünmüştü. Kız elindeki tepsiyi masaya bırakıp sandalyelerden birini çekti. Kahve fincanlarından birini çekip, derin bir yudum aldı ve konuştu.

    "Ee Krystof, kırmızı başlıklı kızın ile işin çabuk bitmiş gibi görünüyor."




Forgotten Hopes 3tld2
Save me from the nothing i become..


En son Venetia Lynn Boleyn tarafından Perş. Nis. 12, 2012 11:23 am tarihinde değiştirildi, toplamda 2 kere değiştirildi
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
http://sibilusmagica.power-rpg.com
Krystof Bartoloměj
Kurtadam
 Kurtadam
Krystof Bartoloměj

Özel Yetenek : Korkunç anıları yeniden yaşatma.

Forgotten Hopes Empty
MesajKonu: Geri: Forgotten Hopes   Forgotten Hopes Icon_minitimePaz Nis. 08, 2012 4:56 am

    Gülüşmeler sona ermeden, "Olgun kadınları sevdiğimi bilirsin Krystof," dedi Dante yaramaz bakışlarla. Genç adam kahkaha patlatırken, bilirim demek istediyse de sustu. Adamın telaşı onu güldürdü, "Tabii bunlar senden önceydi, hayatım." Lynn'in genç adama attığı kaçamak bakışlarını kaçırmadı Krystof ve ardından kendisine yönelen 'yapacağını biliyordum' diye bağıran o kahverengi gözleri. Birden her şeyin ne kadar garip ilerlediğinin farkında vardı Krys, sadece bir saat önce hayatı bambaşka bir yoldayken şu an bambaşka bir alemdeydi sanki. Gerçek olamayacak kadar farklıydı kendi hayatından. Ancak gerçekti işte, çünkü bitmek bilmiyordu. "Apollo amcanın kafesine gidelim. Masraflar benden, yani ödemeyeceğim. Bir şey demez. Yani, umarım," diye söze girdiğinde Dante kafasıyla onayladı genç adam. Varsın böyle olsundu, kaçmak burada duran hiç kimse için fayda getirmemişti. "Valerie'yi de getirmek istiyorsan aramaya başlamalısın. Biz kafede olacağız." Ağır hareketlerle bakışını sallayıp ormanın içine doğru yürümeye başladı genç adam. Valerie... Onun ne yapmaya çalıştığını biliyordu. Onu asla durduramayacağını da. Canı yandığında hiç kimse onu durduramazdı, kendisi bile.

    "Valerie," diye seslendi ormana doğru. Ormanın ölümcül sessizliğinden başka hiçbir ses çıkmazken birkaç adım daha attı. Buralarda bir yerlerde olduğunu hissediyordu. Sesi daha yumuşak çıktı bu sefer, sanki ses tonuyla okşar gibiydi kızı. "Vale..." Bir hıçkırık ilişti kulağına, hızlıca arkasını döndü. Sırtını duvara dayamış, koyu siyah saçları ve masmavi gözleriyle kendisine benzememesine karşın, yüz hatları bakımından neredeyse aynı olan genç kız eliyle gözlerini silmekle meşguldü. Krystof'u görmüş, ona bakıyordu umutsuz bakışlarla. O kadar çok hayal kırıklığı vardı ki bu gözlerde, Krystof doğruca onu kollarının arasına aldı. İtiraz etmeksizin küçük bir çocuk gibi ona sarılıp öylece derin nefesler alan Valerie, başını Krystof'un göğsünden kaldırmayarak çatallaşmış bir sesle adeta fısıldadı. "Krys..." Sesinin güçsüzlüğünün farkında olduğu belliydi, dik durmaya çalışıyor ama titremekten kendisini alamıyordu. Kardeşinin saçlarını okşamaya başlayarak alnına bir öpücük kondurdu genç adam. Ve Valerie devam etti, küçüklükte bir suç işlediğinde hep Krystof'a sığındığı zamanlardaki gibiydi yine, çaresizce abisinin kollarındaydı. "Dayanamıyorum. Olmuyor işte yapamıyorum. Onu öldürecektim... Neden izin vermedin? Neden yaşamasına izin verdin, ha?" Genç adam yavaşça kızın başını göğsünden kaldırıp, gözyaşları dolu gözlerini sildi kızın. Ardından omuzlarından kavradı. "Çünkü ölen yalnızca o olmazdı. Ve ben yanlışlıklarla dolu bir geçmişi kanla silmek istemiyorum Vale, seni kaybedemem. Anlıyor musun beni?" Sessizlik oldu. Valerie kafasını sallayarak gözyaşlarını durdurdu.

    Onu daha önce hiç ağlarken görmemişti belki de Krystof. Vale güçlüydü, sarsılmaz, korkulan, yetenekli, zeki... Her şey onda vardı. Ağlamak onun için çok uzaktı. Ancak kızı anlayabiliyordu Krys, kardeşinin ne durumda olduğunu en iyi o biliyordu. "Önümüzde bir şans var Valerie, herkes için. Biz yeniden başlayacağız, onlar yeniden başlayacak. Bu kadar korkunç değil. Benimle gel, kafeye. İntikamı bir yana bırak." Ona elini uzattı tutması için Krystof, bakışlarıyla kardeşine güven verirken her zaman inatçılığıyla nam salmış olan kardeşi, bir kez daha kendi yolundan vazgeçmedi. Onun elini kavramak yerine gözyaşlarından arta kalanları sildi. Sesi artık güçlüydü. Kusursuz bir tonlamaya kavuşmuştu. "Ben kendimi kandırmayacağım Krystof. Zamanla bunun ne kadar yanlış olduğunu anlayacaksın. Şimdi git. Git de gör..." Genç adam itiraz etmek için ağzını açtıysa da Valerie onun yanağına bir öpücük kondurup devam etti. "Korkma, eve gidiş yolunu bulabilecek kadar yetenekliyim." Gülümseyerek arkasını döndü ve ormanın içine doğru karanlığa karıştı. Bir süre arkasından izledi onu Krys, kardeşinin dik duruşuyla geceye doğru uzanıp gidişini. Sonra derin bir nefes alarak kafeye doğru ilerlemeye başladı.

    Kafeye vardığında bacağındaki kesik acıyor, kendisini deli gibi susuz hissediyordu. Masalardan birine çöktüğünde, Valerie'nin sözleri kulağında çınlarken gözlerine hemen karşısındaki masadakiler takıldı. Kaykay. Onların kaykayı. Boğazının düğümlendiğinin farkındaydı. Gözlerini oradan ayıramıyordu, Dante hala onu kullanıyordu. Hala. Düşünceleri beyninin içine hücum ederken, yanı başında dikilen vücudu fark etti. Onun Dante olduğunu nefes alışlarından dahi hissedebiliyordu, gözlerini kaykaydan ayırmadan konuştu. "Bunca şeyi geçen sene bana söyleseydin sana aklını kaçırmış olduğunu söylerdim," dedi ve su yeşili gözlerini adamın gözlerine çevirdi. "Çok şey değişti. Değil mi?" Dante yanına otururken kafasıyla onayladı. Sanki doğru kelimeleri arıyor gibiydi. Krys ise ona fırsat vermedi, sözlerine devam etti. "Gözlerimin içine baktı ve gülümsedi, hiçbir şey olmamış gibi omuz silkti ve gitti," özne dile getirilmese de Dante de adamın Valerie'den bahsettiğini biliyordu, başını salladı yavaşça. "Asla aramıza dönmeyecek." Son sözleri gerçeğin acı tadını onlara hatırlatır gibiydi. Tam o sırada Lynn'in geldiğini gördü, sustu. Genç kız yanlarına oturduğunda masada kimse çıtını çıkarmıyordu ki, genç kız kahvesini yudumladı ve "Ee Krystof, kırmızı başlıklı kızın ile işin çabuk bitmiş gibi görünüyor," dedi gülerek. Onun ortamı yumuşatmak istediğini anlayabiliyordu Krystof, güldü. Bugün ona yardım edecekti. "Yalnızca sonraya sakladım, tatlı en son yenir derler. Fazlasıyla tatlıydı. O zamana kadar Dante ile büyük anneyi paylaşabileceğimi düşünüyorum." Ardından göz kırptı ve kendi kahvesine uzandı.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
 
Forgotten Hopes
Sayfa başına dön 
1 sayfadaki 1 sayfası

Bu forumun müsaadesi var:Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
Sibilus Magica RPG :: Özel Alanlar :: Totechum Kenti-
Buraya geçin: